YAZILAR
——————————————————————————————————
O kadar benden
O kadar benim gibi ki…
Ben yemyeşil ağaçları tertemiz akarsuları şifalı kaplıcaları ve dost canlısı insanların olduğu bir ilçede doğdum. Şubat ayının 29. Günü karlı bir Pazartesi sabahı. Yedi ayrı kültürün olduğu bir mahallede.
Sıcacık samimi yoksul ama güzel insanlarla büyüdüm. Çok yaramaz ve hırçın bir çocuktum. En büyük zevkim güneş batana annem eve gel artık diye bağırana kadar sokakta oynamaktı, gün gece oluncaya kadar sokaklarda her türlü oyunları kalabalık bir arkadaş grubu ile oyun kurucu ve lider olarak oynamak, futbolla ilgili tuttuğum takımdan olmayanları haşlamak ve bulduğum her şeyi okumaktı. İlk gençliğim 12 eylül öncesi dönemine denk geldi.
Yoksul ama gururlu çocuklardık. Değerlerimiz vardı. Sevgilerimiz Vefalarımız…
Arkadaşlarımız hep çok önemli idi. Kendimizden geçer onlardan geçmezdik. Kimseyi satmadık, satmazdık.
Düşlerimiz vardı. Güzel bir dünyaya olan inancımız ve direnmelerimiz . Daha gencecik fidanlarken tanıştık ölümle, ayrılıkla, terk edilme ve terk etme ile.
Kırıldık üzüldük koptuk doğduğumuz topraklardan. Nefes alamadık bazen ama direndik daha iyi bir dünya için. Hala direniyoruz. Umut bizim en büyük ve en inandığımız duygu oldu. Hala öyle.
Savrulduk. Tüm sevdiklerimiz herkes bir yere.
Bu olanların içinde gençliğe ilk adımlarını atan ben küçük bir kasabada doğup büyümenin getirdiği birçok özel ve güzel yaşantıların yanısıra çok sıkıntılı zamanlarda yaşadım. O dönemleri yaşayan tüm sevdiklerim gibi…
Hani demiş ya şair herkes kadar aldım acılardan üzüntülerden belki biraz fazlası…
Ben de herkes gibiydim yani
Bana hep söylenen şey oldum. Çalışkan, düzenli, tertipli, duyarlı, dürüst, vefalı, sevecen…
Ama ruhum ya O
O hep her daim çiçekli, böcekli, asi ÇOCUK
O nedenle belki de aşırı yaramaz söz dinlemez ve inatçı olmam…
En büyük özelliğim aklıma koyduğumu yapmak
Doğa hep dikkatimi çekmiştir.
En sevdiğim çiçekler ise Gelincikler
Renkleri
Duruşları
Kıyıda köşede bakımsız, kendi kendilerine çoğalmaları, baharı, direnmeyi anlatışları ile hayranım gelinciklere…
Gelincikler direnişin çiçeğidir. Bu yüzden bana bize çok benzer. Koparsanız da yine çoğalırlar. Kırmızının en güzel tonu onlar. Umut onlarda…
Dik, alımlı, dirençli gelincikler benim gibi bizim gibi
beni bizi anlatıyor.
Gelincikler kendiliğinden çoğalır. Kendiliğinden
Kimseye ihtiyaç duymadan…
Benim gibi
Bizim gibi
Sizin gibi
—————————————————————————————————-
Birlikte Başlayan ve Birlikte Bitirilen Bir Hikâye
Bazı insanlar hayatımıza tesadüfen girerler, ancak kalplerimizde silinmez izler bırakırlar. Yıllar önce, Rusya’da, iki yaşlı insanla tanıştım. Hayatımın en beklenmedik döneminde yollarımız kesişti, fakat onların sıcaklığı, samimiyeti ve beni kendi evlatları gibi kucaklamaları ile bu ilişki bir tesadüf olmaktan çok öteye geçti. Onlar benim Annem ve Babam oldular, ben ise onların oğlu. Tam 14 yıl boyunca, birlikte güzel anılar biriktirdik, sevinçleri ve hüzünleri paylaştık. Onların evinde Türk yemekleri yaptım, masalar kurduk, derin sohbetler ettik. Bana rahat edemem diye diğer evlerini verdiler. Dayalı Döşeli 60 m2 bir daire ama çok güzel bir lokasyonda. ben gidip geldikçe evi yeniledim ihtiyacım olabilecek herşeyiz aldım.Ev o kadar güzel oldu ki Huzur dolu günler geçirdim o evde . Artık Rusya’ya gittiğimde evimde kalıyorum. Annem her seferinde, “Böyle güzel yemekler yapma evladım,” derdi, “Sen gidince, yalnız kalıyoruz senin özlemin zaten acı geliyor, biz hayatımız boyunca Rusya’dan başka bir yer görmedik başka kültürler tanımadık böyle lezzetli yemekler yemedik, yaptığın yemeklerini de özlüyoruz.” Bu cümle, onun bana duyduğu sevginin ve bana olan bağlılığının ne kadar derin olduğunu her seferinde hissettirdi.
Onlarla geçirdiğim zaman sınırlıydı, işlerim nedeniyle Rusya ve Türkiye arasında gidip gelmek zorundaydım. Her seferinde ayrılık zor gelirdi, ama kalbimde onların yanında olmanın huzurunu taşırdım.
Birlikte yaşadığımız anıların arasında, en unutulmazlarından biri, onların 62. evlilik yıl dönümünü birlikte kutlamamızdı. O kadar çok şey paylaşmışlardı ki; 62 yıl boyunca birbirlerine olan sevgilerini hiç kaybetmediler. Her baktıklarında gözlerinde hala o gençlik ateşi vardı. Birbirlerine duydukları sevgi, yaşadıkları zorluklara rağmen dimdik ayakta kalmalarını sağlamıştı.
Ancak 14 Ağustos günü, hayatımın en acı günlerinden biri oldu. Büyükanne vefat etti. Onun kaybı, içimde derin bir yara açtı, fakat asıl büyük yıkım bundan sadece iki gün sonra yaşandı. 16 Ağustos günü, saat 12:30’da, Büyükanne toprağa verildiği sırada, Büyükbabayı da kaybettim. Aynı anda, iki sevdiğim insanı birden kaybetmek, tarif edilemez bir acı bıraktı bende. Onlar bu dünyadan birlikte göçtüler. Bu derin acının içinde bir taraftan da onlar adına sevinçliyim, çünkü bu dünyayı birbirlerini çok severek tamamladılar ve birbirlerini geride bırakmadan, el ele, birlikte gittiler.
Onların ayrılığı beni çok fazla etkiledi. Hayatımın büyük bir parçasını onlarla paylaştım. Birbirimize olan bağlılığımız ve sevgimiz, kan bağı olmasa da, bir aile gibi bizi bir araya getirdi. Annem ve Babam, bu dünyadan göçtüler, ama bana bıraktıkları anılar, kalbimde sonsuza kadar yaşayacak. Onlar, 62 yıl boyunca sevgiyle birbirlerine tutundular, bu sevgiyi bana da öğrettiler. Şimdi, onların hayat hikayesi benim için bir örnek ve bu hikâyeyi her an hatırlayacağım.
Onların gidişi, bir veda gibi değil, sonsuzluğa bir yolculuk gibi. El ele vererek, bu dünyada ki ömürlerini çok ama çok zorlu koşullarda tamamladılar. Birbirlerine duydukları sevgi, onları bu dünyada olduğu gibi, öbür dünyada da bir arada tutacak. Bu sevgi dolu hikâye, onların hayatının bir özeti değil, sonsuz bir sevginin hikayesi olarak kalacak.
Her ne kadar içimdeki acı büyük olsa da, onlara olan sevgim, anılarımızı her zaman canlı tutacak. Ve biliyorum ki, bir gün yine buluşacağız, ama o zamana kadar, onlar benim kalbimde yaşamaya devam edecekler.
Arşivler
Calendar
P | S | Ç | P | C | C | P |
---|---|---|---|---|---|---|
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | |
7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
28 | 29 | 30 |
Kategoriler
- Kategori yok